Son İçerikler

Bizi sosyal medyada takip edin

Ağrılara Son: McGinley Vascular Pressure Tedavisi

Geri1 of 2İleri


Kırışıklıklarla mücadelede önemli rol oynayan botoks, artık koşucuların da yanında olursa… 

Botoks sadece kırışıklıklar için değil. Alt bacak problemlerinden dolayı güçten düşen koşucular nörotoksin enjeksiyonlarıyla iyileşiyor.

NEDİR?

Estetik dünyasından tanıdığımız nörotoksin -Botox- bilgisayarlı tomografi ve ultrason rehberliğinde kasın kan akışını baskıladığı noktaya enjekte ediliyor ve üç McGinley Vascular Pressure Tedavisi ila dört ay bu baskıyı dondurmayı başarıyor. Fizik tedavi uzmanı McGinley “Bu patentli nuygulamanın hedefi kasın problem yaratan kısmını izole etmek ve bunun için de botulinum toxin kullanılıyor” diyor.

NEYİ TEDAVİ EDER?

Botulinum enjeksiyonlarına uzun süreli bacak problemlerinde başvuruluyor. Özellikle kronik kompartman sendromu (CECS) ve diz ardı atardamarında kasılma meydana gelen rahatsızlık (fPAES) durumlarında. Baldır kaslarının küçük bir bölümü damar ve atardamarları baskılayarak, alt bacaklarda baskı ve zorlama oluşmasına (CECS) ya da alt bacaklara yeterince kan gitmemesine (fPAES) yol açıyor. Sonuç, yoğun bir acı, şişkinlik, baldır, diz ve ayaklarda hissizlik oluyor. Geçmiş yıllarda her iki rahatsızlık da cerrahi müdahaleyi zorunlu bırakıyordu. Bugünse farklı bir tedavi seçeneği olarak kasın kan akışına baskıladığı noktaya botulinum toksin enjekte ediliyor. McGinley, ameliyata kıyasla, bu yöntemde girişimsel müdahale ve bunun doğal sonucu olarak riskin minimal düzeyde olduğunu söylüyor. Koşucular, botox uygulanan “donmuş” bölgedeki bazı kas fonksiyonlarını kaybetse de bu genellikle küçük bir kayıp oluyor ve zamanla vücudunuz bunu kompanse ediyor.

NE KADAR ETKİLİ?

Botulinum toxin’i bu amaç için kullanmak yeni bir olay. Bu nedenle henüz yayınlanmış bir çalışma bulunuyor. Ancak The American Journal of Sports Medicine’da yayımlanan bu araştırma, bu tedavinin CECS vakalarının yüzde 94’ünün acısını geçirebildiğini buldu. Hastaların yüzde 69’u kuvvet kaybettiklerini söylese de çalışmanın yazarları herhangi bir fonksiyon kaybı bulgusuna ulaşmadıklarını söylüyor.

Geri1 of 2İleri
You don't have permission to register