Karaciğer Nakli Hakkında Merak Edilenler

Editör :

/

 


Her gün dünyada birçok insan karaciğer nakli ile yaşama şansı yakalayıp, sağlıklı aktif hayatlarına geri dönüyor. ;Peki, karaciğer naklinde kimler verici olabiliyor? Karaciğer hastalığının başlıca belirtileri neler? Bu ve daha pek çok sorunun yanıtını bu yazıda bulacaksınız.

İlk defa 1963 yılında Amerika’da Thomab Earl Starzl tarafından, kadavra vericiden gerçekleştirilen karaciğer nakli daha sonraki yıllarda hızla tüm dünyada uygulanmaya başlandı. Canlı vericili karaciğer nakli 1989 yılında ilk kez erişkinden çocuk hastaya yapıldı. 1993 yılında ise ilk kez erişkinden erişkine canlı vericiden nakil yapıldı. Son dönem karaciğer yetmezliği olan hastaların tedavisinde kadavra vericiyle başlanan karaciğer nakli, cerrahi teknik, postoperatif bakım ve immünsupresif (vücut bağışıklığını baskılayıcı) ilaç alanında kaydedilen ilerlemeler sayesinde birçok ülkede başarı ile gerçekleştirilebilen bir operasyon oldu. Türkiye’nin de içinde bulunduğu ve organ bağışının az olduğu ülkelerde tercih edilen canlı vericiden karaciğer nakli ise hızla tıptaki yerini aldı. Şu anda Türkiye, tüm dünyada Kore’den sonra en çok canlı vericiden nakil yapan ülke konumunda…

Karaciğer naklinde, karaciğer iki tip vericiden alınabilmekte:
1- Kadavradan Karaciğer Nakli
2- Canlı Vericili Karaciğer Nakli

1- KADAVRADAN KARACİĞER NAKLİ

Trafik kazası, beyin kanaması, beyin tümörü veya kalp krizi sonrası beyin ölümü gelişen ve hâlihazırda yoğun bakımda solunum cihazına bağlı kişilerden, ailelerinin inisiyatifi sonucu organ bağışında bulunmasıyla gerçekleşebilir. Ameliyathanede uygun şartlarda çıkarılan ve özel sıvılar içinde korunan karaciğerin, ölen kişiden alındıktan sonra en geç 16 saat içinde takılması gerekmektedir. Maalesef ülkemizde beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden organ bağışı son derece az olduğu için uzun bekleme listeleri vardır ve canlı vericiden nakil yapılması daha ön plana çıkmıştır.

2- CANLI VERİCİLİ KARACİĞER NAKLİ

Karaciğer, vücuttaki diğer bütün organlardan farklı olarak tekrar yenilenme ve büyüme özelliğine sahip olduğu için canlı vericiden karaciğer naklini mümkün kılar. Karaciğer hastalığı olan ve organ nakli ihtiyacı bulunan kişilerin akrabalarından alınan parça karaciğer ile gerçekleşen ameliyat biçimidir. Anne, baba, kardeş, eş veya diğer yakın akrabaların gönüllü olması gerekir. Ülkemizde 4. dereceye kadar akrabalar karaciğer vericisi olabilmektedir. Canlı vericili karaciğer naklinin temel avantajı, nâkile ihtiyaç olduğu zaman, kadavradan nâkil bekleme listesine bağlı olmadan nakil işlemi gerçekleşebilmesidir. Ülkemizde organ bağışı son derece az olduğundan, listede yer alan hastalar, sıranın kendisine gelmesini beklerken durumları kötüleşebilir. Eğer elimizde yeterli sayıda kadavra karaciğeri olsaydı, o zaman canlı vericili organ naklini pek göz önünde bulundurulmazdı.

CANLI VERİCİDEN KARACİĞER NAKLİ YAPARKEN

Vericinin kan grubu, ya alıcıyla aynı olmalı ya da ‘0‘ olmalıdır. Vericinin Rh faktörünün (+) veya (-) olmasının herhangi bir etkisi yoktur. Bu gönüllü kişide yapılan tüm testler, kişinin karaciğerinin parçasını vermesinde bir sakınca olmadığını göstermek zorundadır. Küçük çocuk hastalar için genellikle vericinin karaciğerinin sol yan kısmını, erişkin hastalar için vericinin karaciğerinin sağ yarısını almak gerekir. Vericinin karaciğeri ameliyattan hemen sonra hızla büyümeye başlar ve yaklaşık üç ay sonra normal büyüklüğüne ulaşır. Aynı şekilde karaciğer alıcısının aldığı parça da büyüyerek üç ay içinde normal boyutlarına ulaşır. Canlı vericinin yaşının 18 üzeri olması gerekmektedir. Vericinin uygunluğu araştırılırken ilk işlem olarak kan tahlili alınır; kan grubu, biyokimyası ve bulaşıcı bir hastalığı olup olmadığını anlamak için viral serolojisi çalışılır. Vericinin tamamen sağlıklı olması ve hiçbir hastalığının bulunmaması gerekir. Kan tahlilleri uygun olan vericilerin daha sonra bilgisayarlı tomografileri çekilmekte, tomografide karaciğerin yağlı olup olmadığı ve büyüklüğü hesaplanmaktadır.

Daha sonra çıkarılacak olan karaciğer parçasının alıcıya yetip yetmeyeceğine, kalan parçanın vericiye yetip yetmeyeceğine ve damarların anatomilerine bakılır. Son adımda vericinin safra kanallarını görüntülemek için MR’ı çekilir.

10 – 15 GÜNDE TABURCU EDİLİR

Gereken bütün testleri tamamladıktan sonra nakil ekibi toplanarak elde edilen sonuçları gözden geçirir. Ekip içinde cerrahlar, gastroenterologlar, hemşire koordinatörleri, radyologlar, anestezistler, psikiyatrlar ile alıcı ve verici adayını değerlendirmiş konsültan hekimler (göğüs ve kardiyoloji gibi) bulunur. Nakil operasyonu alıcıda ortalama 8-10 saat, vericide ise ortalama 6 saat sürmektedir. Operasyon iki ayrı ekip tarafından iki ayrı ameliyathane salonunda eş zamanlı olarak yapılır. Operasyondan sonra alıcı ve verici birer gün yoğun bakımda tutulduktan sonra (her şey yolunda ise) servisteki normal odalarına alınır. Verici 7-10 gün alıcı ise 10-15 gün sonra hastaneden taburcu edilir. Bir aylık evde dinlenme periyodunun ardından vericiler normal hayatlarına devam eder. Alıcı hastalar ise ömür boyu kullanacakları organı vücutları reddetmesin diye verilen immünsupresif adını verdiğimiz (vücut bağışıklığını baskılayıcı) ilaçlarla taburcu edilir. Alıcı olan hastalarımız taburcu sonrası ilk 1 ay haftada iki defa kontrole çağrılmakta, bu kontrollerde kan tahlillerine ve kullandıkları immünsupresif ilaçların kandaki düzeylerine bakılmaktadır. Bu şekilde kullanacakları immünsupresif ilaç dozları ayarlanır. Bu kontrollerin sıklığı daha sonra zaman içinde her üç ayda bir azaltılır; bir yılı dolduran ve her şeyi yolunda giden hastalarımızdan da iki-üç ayda bir kan tahlili ve ilaç düzeyi istenir.

ORTA VADEDE BAŞARI ORANI YÜZDE 80

Karaciğer naklinin başarı oranlarına bakıldığında bir yıllık yüzde 90, beş yıllık yüzde 80 sağ kalım oranı mevcuttur. Birçok hasta onlarca yıl sağlıklı bir şekilde hayatlarına devam eder. Naklin kadavradan yapılması ile canlı vericiden yapılması arasında çok önemli farklar yoktur. Organ nakledilmiş hastalar kendilerini ‘yeniden doğmuş‘ olarak nitelendirir ve yepyeni bir hayata başladıklarını düşünürler. Birçoğu ameliyat gününü doğum günü olarak kutlar çünkü naklin başarısı ile birlikte hastayı eskisinden çok daha iyi bir hayat beklemektedir.

KARACİĞER NAKLİNE GÖTÜREN TEMEL HASTALIKLAR

Karaciğerin hasarına neden olan sirozlar, akut gelişen karaciğer yetmezliği, çocukluk çağında gelişen bazı doğumsal enzim eksiklikleri ve metabolik hastalıklar, bazı tipteki karaciğer kanserleri karaciğer nakline götüren temel hastalıklardır. Karaciğer sirozuna en çok yol açan nedenler ise hepatit B, hepatit C, alkol kullanımı ve kötü beslenmenin yanı sıra hareketsizliğe bağlı gelişen insülin direncinin tetiklediği karaciğer yağlanmasıdır. Ülkemizde en sık siroz nedeni hepatit B virüsüdür. Günümüzde hepatit B’nin aşısı mevcuttur ve aşı ile bu hastalığın bulaşmasının önüne geçmek mümkündür.

BAŞLICA BELİRTİLERİ

Karaciğer hastalığının başlıca belirtileri; halsizlik, kaslarda erime, karında su toplaması, kanamaya eğilim ve ciltte morluklar, sarılık, ağızdan şiddetli kan kusma, bilinç ve şuur bulanıklıklarıdır. Bu şikâyetlerle doktora başvurulduğunda kan tahlillerinde karaciğer enzimlerinde bozulma, kan tablosunda bozukluk, ultrasonografide karaciğerin sirotik görünümde olduğu ve bazen dalağın büyüdüğü saptanır.

 

 

Recommended for you

You must be logged in to post a comment Login